Göz Kuruluğu Nedir?


Gözyaşı, sağlıklı bir gözün olmazsa olmazıdır. Gözün nemli kalmasını sağlayarak göz kırpma hareketini kolaylaştıran gözyaşı, aynı zamanda gözün mikrobik öğelerden temizlenmesine katkı sağlar. Gözyaşının yeteri kadar üretilememesi durumunda ise göz kuruluğu hastalığı ortaya çıkar.

Göz kuruluğu, en basit tanımı ile gözyaşı üretim miktarının ya da üretilen gözyaşının kalitesinin düşmesi anlamına gelir. Sıklıkla ilerleyen yaş ile birlikte ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Bu nedenle ileri yaştaki kişilerde göz kuruluğu ile karşılaşılma ihtimali daha yüksektir. Bununla birlikte çeşitli hastalıkların varlığında ve çeşitli ilaçların kullanımında da ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar ve ilaçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Ayrıca menopoz dönemindeki kadınlarda daha çok görüldüğü bilinir.

Göz kuruluğunun belirtileri şu şekildedir;

  • Gözlerde batma hissi
  • Gözlerde yanma
  • Kaşıntı
  • Sulanma
  • Çapak ve sümüksü, çoğunlukla ipliksi birikintiler
  • Lens kullanımı sırasında zorlanma ve batma hissi

Göz Kuruluğunun Tedavisi

Göz kuruluğu sıklıkla suni gözyaşı damlaları kullanılarak tedavi edilir. Suni gözyaşı damlaları, gözün yapısına zarar vermeyecek içeriklerden meydana getirilmiş ve gözyaşının görevini gerçekleştiren harici ilaçlardır. Suni gözyaşı damlaları doktorlar tarafından verilebilir. Bununla birlikte eczacıya danışarak da alınabilir. Ancak herhangi bir alerjen durumun varlığı biliniyorsa, doktora danışmadan suni gözyaşı damlası kullanılmamalıdır. Suni gözyaşı damlaları, göz kuruluğunun durumuna göre saatte birkaç kez veya günde birkaç kez olmak üzere çeşitli sıklıklarda kullanılabilir.

Göz kuruluğunun bir diğer tedavi yöntemi de gözyaşı kanalı tıkacıdır. Bu tedavi yönteminde gözyaşının burna doğru akmasına yardımcı olan kanal doktor tarafından bir tıkaç ile geçici ya da kalıcı olarak kapatılır. Bu kapatma işlemi sonucunda, gözyaşı burna akamaz ve göz yüzeyinde daha fazla miktarda kalır. Bu sayede göz daha uzun süre nemli kalabilir.

Göz kuruluğu bu iki temel tedavi yöntemi dışında çeşitli yöntemler ile daha aza indirgenebilir. Bunlardan en önemlisi bulunulan ortamın havasının nemli tutulmasıdır. Bir diğer yöntem ise takviye Omega-3 almaktadır. Omega-3’ün gözler üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinir. Ayrıca hava şartları da göz kuruluğu üzerinde ciddi etkiler yaratabilir. Özellikle rüzgarlı havalardan kaçınmak önemlidir.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.